Annemiz -ya da yoksa ilk bakım verenimiz-, hayatta ilk ilişki kurduğumuz kişilerdir. Onunla kurduğumuz bu ilk ilişkideki fazla doyurulan ya da hiç doyurulmayan bazı ihtiyaçlar, yetişkinlik hayatımızdaki ilişkilerimizde de çeşitli şekillerde karşımıza çıkar. Anne, çocuğun ilk tanrısıdır. Hatta öyle ki Freud’a göre büyüdükçe ebeveynlerin boşluğunu tanrı doldurur. Hiçbir ihtiyacını tek başına karşılayamayan yeni doğan, annesinin “muktedirliğine” bağımlıdır. Annenin psikolojik işlevleri ne kadar yerine getirdiğine bakmak; hislerinizi, inançlarınızı, davranışlarınızı anlamlandırmanızı sağlayacaktır.[…]